Ben okumayı pek bilmem. Yazmayı bilirim anca. Saatlerce, uzun uzun, bayatlamış sade kekim ve çayımla. Yazmak isterim ama yazamam senaryo da. Okusun isterim Onur, beğensin, filmini yapsam,…
Devamını oku
Ben okumayı pek bilmem. Yazmayı bilirim anca. Saatlerce, uzun uzun, bayatlamış sade kekim ve çayımla. Yazmak isterim ama yazamam senaryo da. Okusun isterim Onur, beğensin, filmini yapsam, tanışıp görüşmek isterim Onur'la. Ama yazamam ben, senaryo. Bulamıyorum olay, espri uzunca. Ama Onur buluyor. Hemen hemen her şeyden bir senaryo çıkartıyor. Sanırım çok okuduğu için. Ben okumam ama, sevmem. Yapım öyle. O yüzden yazarım ben, romanı. Arada kalmış bir yaşamı anlatmak isterim. Sevdayı anlatırım kalbim acıya acıya. Belgeselci olmak isterim ben. Hayatını, yaşadıklarını belgesellemek isterim. Tanıtmak isterim insanlara, insanı anlatan kişileri. Onur'u, ve Murat Göğebakan'ı. Hayatım boyunca hep Murat GÖĞEBAKAN'ı tanıtmak istedim insanlara. Düşüncelerini anlatmak, yaşadığı zorlukları göstermek, göremediği değeri ölünce en azından göstermek isterim. Zorlamam da kimseyi. Hiç düşünmezdim Murat Göğebakan'a alternatif çıkacağını. Onur, Muhsim, artık her ne ise, Ünlü'yü tanıtmak isterim insanlara. Ve hep merak etmişimdir hayatını Ünlü'nün. Murat'ında.