Sen hiç düştün mü ? öyle yüksekten filan değil. sevgiden,hislerden. kayboluşlar hep aynı şekilde mi başlıyor. artık çok yoruldum sonu gelmeyen hayallerin hiç bir sonuç vermeyişine,hiç sevemiyorum. hep diyorum ki yalnızlık güzel,yalnızlık çok can yakıyor.
Mücahit Yöndemli,
bu siteyi gördüğüm ilk an okadar sevindim ki!
son günlerde içinde olduğum durumu nasıl sonlandıracağımı
bilmiyorum, ve içinde olduğum bu yerde kalakaldım. Yardım et Muhsin Abi!
uzaktaymışım gibi hissetmeye başlıyorum, bu yüzden bu
kalemi elime almaya karar verdim. Yazmayı çok seviyorum,
bir şeyler yazmak için teşebbüste bulunuyorum. yazabildiğim kadar.
bunların sebebi ise 'kışı seven fakat üşümeyi sevmeyen' bir kadın.
birgün kimi şairleden ziyade sizi anlatacağım, yarenime ve tüm sevdiklerime.
sen yazmaya devam et güzel insan. büyük ruhlu insan..
Ağabeyim.. Sevgilerle, tüm iyi dileklerimle.
Muhammed Haşhaş,
Merhaba abi. Güzel insansın vesselam, fakat senden güzel iki insan var abi. Biri annem, biride inci. Annem beni seviyor bundan eminim. Anneler çocuklarını hep sever zaten, olağanüstü bir durum söz konusu değil. Burçak seni sevmedi, ama umarım İnci beni sever abi. Sevdiğim kıza kavuşamayıp, senin gibi şaire dönüşmek istemiyorum. Şairler sevdiklerine kavuşamaz abi, ben şair olmak istemiyorum.
İnciye bakmak inanmak abi, İnciye bakmak tefekkür. Gemi bekler gibi yolunu gözlüyorum, ufukta gölgesini gördüm, fakat daha limana yanaşmadı abi. O bana bir gün sarılırsa, dünyadaki bütün kötülüklere karşı savaş açacağım abi. Orta doğudaki sorunları çözeceğim, gergedanları soylarının tükenmesinden kurtaracağım, petrol yerine alternatif doğaya zarar vermeyen maddeler üreteceğim. O bana sarılırsa bir gün, bu yazımı tekrar oku ve daha güzel bir dünya için hazırlıklarını yap abi. Aksi takdirde bende şair olurum.
İnci arayan dalgıç,
Ah Muhsin Ünlü...
Godot'yu beklemiyoruz artık, Godot olmaya çalışıyoruz. Başaramayacağımızı biliyoruz, olsun daha iyi bir işimiz yok nasılsa.
Kimse kimin Godot'su olduğunu bilemez.
Bir roman yazdım, göndersem okur musun?
N.,
Baba yıllardır yaptığın tüm işleri takip ediyorum.Bende çay etkisi yaratıyorsun.En zor anlarımda birkaç dizeni okuyorum ve ne sinir ne stres kalıyor. Sen ölme. Ölceksen de söz ver beraber ölelim. Yoksa sensiz bu dünya çekilmez.
Seviliyosun. Samsuna uğrarsan haberleşelim çay içmemiz gereken konular var.
Hadi eyvallah
Mert,
Son zamanlarda ülkemizin yetiştirmiş olduğu nadir değerlerdensiniz gerçekten. Sizi geç keşfetmenin üzüntüsü içerisindeyim. Ama bundan sonra sıkı bi takipçiniz olacam.
Sevcan,
29 Ekim haftasonu İstanbula geleceğiz, ve onur abi seninle oturup beş dakika çay içsek dünyanın en mutlu insanları oluruz. Saygılar
Halil Güvenç,
abi sen buraya yazılanları okuyor musun emin değilim. ama okumuyorsan büyük günah. istismar etmesin kimse şu temiz duygularımızı. oku abi. okuyalım. sen yaz biz okuyalım. Ayetlerden de bahset şiirlerinde. Polis filminin hayrına Tekvir Suresini ezberlemiş adamım ben. ama Sudeysde de sağlam ses var. ben senin yerinde olsam daha çok dua eder daha çok şiir yazardım abi. ne güzel demişsin "Resulullah asla yalan söylemezdi" Allah kalemine kuvvet versin seni Kurandan ayırmasın. dua eder duanı ve şiirlerini beklerim. Allaha emanet ol güzel abim
uğur,
Okur musun bilmem ama kağıt üzerinde mutlu olmam için tüm şartlar sağlanmışken mutsuzum. Şartlar kötüyken de mutsuzdum.İki kere karşılaştık. Niye "şartları zorlama" demedin be abim.
Onur,
Aynı kadına yazdığım 2 cümlem var. Biri bana gelirken ki; "Gözlerine her baktığımda, kalbim sokaklarına senin ismini veriyor." .. Bir de bu kadın benden gitmişti beklemiştim. "Geç kaldın bana, artık saatler sen geçmiyor." Benden size ilham olması dileğiyle..
Burak Şahin,
Balkona çıkılır,
Uzun uzun meltemler karşılar yüzünü,
Onun derin bir nefesi gibi.
Sandalye çekilir, masaya oturulur,
Bir ömür onunla oturacakmış gibi.
Rakıdan bir yudum daha alınır,
Onun güleryüzlü bir selamı gibi.
Masadaki solmuş sarı papatya seyre dalınır,
Onu doyasıya izler gibi.
Göze kaçan tozlara izin verilir,
Işıklar kapatılır,
Bi kez daha Zeki Müren sana seni daha iyi anlatır.
atilla,
Selamlar
şiirimin dilini sizinkine çok yakın hissediyorum. Elimde epik sayılabilecek uzun bir şiir var, okumanızı arzu ediyorum. Sevgiler
Ertan Arslansoy,
Çok uzun şeyler yazıp-çok uzun ve çok fiyakalı şeyler yazıp- söyleyecek değilim zaten bunu yapabilecek kabiliyetim de yok.
-Ölmeden önce senden küçücük bir şey rica edebilir miyim, çok küçük bir şey gerçekten.(seni seven tüm kalpler için)
-Tamam, peki yapacağım. (dediğini varsayıyorum)
-Teşekkür ederim.
-Bir kere sadece bir kere "sizi seviyorum" der misin ?
-Sizi seviyorum, de
-Sizi seviyorum, de lan
-Ah be Muhsin Ünlü
Alp,
Hocam merhabalar. Umuyorum, sadece bir hayran sayfasından ibaret değildir. Çağ üniversitesi - Edebiyat Öğretmenliği bölümünde okuyan, 24 yaşında, Sivas'lı bir insan evladıyım. Zamanında tiyatro eğitimi aldım. (Sanatsal bir eğitim nasıl 8 yıl sürer bilmiyorum?!) Akabinde kısa film denemelerim, belgesel çekimlerim oldu... Saçma sapan, ne idüğü belirsiz cast ajansları ile uğraştım durdum. Şimdi sizden yardım istiyorum hocam... Bir deneme çekimi, bir fırsat... O da olmadı; kabul etmediğinize dair bir mesaj... Parmak uçlarınızdan öpüyor, iyi çalışmalar diliyorum.
mehmet sezgin sarı,
Sana madden yazıp teslim ettiğim mektuplardan sonra sanalını da yazmak istedim.
Alper'den ödünç aldığın her gömlek en az kendininkiler kadar yakışıyor.
Ben hayali öğrencin,bakış açım.
Çok seviyorum, seviyorum ki 8 senedir oradayım.
"Temmuz" tek bir ağaçtır. Köklerini sulayan, unutma.
Yaz ki, yazabileyim.
Nur Tuba Özgilik,
Ben şiir kitaplarını hiç sevmem zaten şiirden de anlamam.Yalnızca ve eğer doğru bir rastlantı sonucu yazılmışsa şiirdeki Penguen öldü.
basit,
ah be muhsin ünlü
makaveli,
Merhabalar Onur Bey,
Öncelikle yaptığınız her iş taktire şayan bir şaheser benim gözümde.
Çünkü benim için hayat ince ayrıntıları görebildiğimiz sürece anlamlı. Yüzeysel ve sığ şeyleri herkes anlıyor önemli olan herkesin anlamadığı ,gerekirse bir kaç defa okuyarak anladıklarımızdır diye düşünüyorum. Şiirleriniz bana yaşam enerjisi veriyor ve bu derinlikte yalnız olmadığımı bilmek mutluluk veriyor.
Benim merak ettiğim bir konu var.
Şiirlerinizde ve Leyla ile Mecnun dizisinde sürekli konusu olan AT neyin imgesi. Bir türlü bunu çözemedim. Eğer bu mesajımı okuyup beni bu konuda aydınlatırsanız daha mutlu olacağım.
İyi Günler. Çay demleyeniniz bol olsun :)
Müberra Tomakinoğlu,
daha parmak kadar hayatım var
ama
ne bileyim hiçbir zaman mutlu olamadım
küçükken hep fakirlikten diyordum ah ulan bi param olsaydı diyip ders çalıştım. şimdi iyi bir lisede son sınıfım.
ama sanki hep bir şeyler eksik ve artık bu para meselesi değil
yokluk içinde büyümek artık alışkanlık oldu
ama eskisi gibi senden can yücelden cem karacadan yılmaz güneyden aldığım haz, ileride sahip olacağım meslek beni etkilemiyor.
ailemden uzak okuyup yoksulluk çekmekti başta derdim
ama o değil herhalde
hani yılmaz erdoğan diyor ya
''disiplin kurulunda tartışılan aşkım olmadı
kıçımıza batan platonik dikenleri saymazsak''
herhangi bir aşk acısı da değildi
çünkü şimdiye kadar aşık olmaya yeltendiğim kızlar beni çoğul modernlikler arasında olmadığım için reddetti
yarım kaldı yani
her şeyim gibi yarım yani
seni idol alıp şiir yazayım dedim
o da yarım kaldı
buraya vereceğim birçok şey var yarım kalan
Devamı
galiba mutlu olmadığım için değil hiçbir umudum kalmadığı için serzeniş ediyorum.
yanlış anlama abi bunlar her ne kadar 17 yaşındaki bir bireyin yazdıkları da olsa öyle tahmin edilen bir karamsarlık değil
sadece kendi kendimi sorgulamam ve açıkçası elimde hiçbir şeyin olmaması
bir tek elimde derslerim var onlara mı sarılayım ne yapayım bilemiyorum acaba resulallah olsa ne yapardı beni biraz umutlandır
ömer baran,
bu gece resulullahla benim aramdaki farklar isimli şiirini gary moore'un "prophet" isimli eseriyle birlikte okuyuşumun bilmem kaçıncı gecesi. var ol, minnettarım.