İçeriğe geç
Ah Muhsin Ünlü

Sizden Gelen Mektuplar

606 mektup · 2013–2025

Mektup yazın

Sizden gelen mektupları burada yayınlıyoruz. Mektubunuz onaylandıktan sonra adınızla birlikte görünür. Lütfen senaryo teklifleri ile ilgili mesaj göndermeyin.

Yazarsanız mektubunuz alındığında ve yayınlandığında size e-posta ile haber veririz.

Film çek artık :(

Yasin E,

Galata yakınlarında bir restorantta gördüm seni. Niye gördüm bilmiyorum o kadar insanın arasından.. sakallarında saklanan şiirler ilgimi çekmişti galiba. Sonra kendine has bir duruşun vardı, o da sebep olmuştur belki. İlk ve son görüşümsün şimdilik. Belki yine bir yerlerde rastlaşılır. Lafı fazla uzatmayı sevmem ama uzadı galiba. Seninle yapılmış bir röportajda şöyle bir cevabın vardı çok beğendiğim "Aslolan eserdir. İnsan acizdir. Mucize ne demek biliyor musun? Aciz bırakan demek. Ne güzel kelime değil mi? " Hakkaten güzel kelime. Mucize! Ben bir mucize sonucu burdayım. Senin başlı başına bir eser olduğunu hatırlatmak için yazan. Kimin eserisin bilmiyorum. Yaradandan ötürü galiba? Bu yüzdendir ki yaratılanı severim (bkz: ah muhsin ünlü) yaradandan ötürü! Şiirle kal güzel insan. Sevda kuşun kanadında!

Elif Nur Arslançelik,

Umarım bunu yayınlamazsınız. Sadece üzgünüm. Burdan mektup yollamak biraz garip bir duygu veriyor bana. Bunun için size elden, sarı bir zarfla mektup verme şansım oldu, Ankara'da. Mektubu okuduğunuzdan neredeyse eminim. Ama geride kalan merak parçasını gidermek zor. Buradan size, kendimi hatırlatmak istedim. ve keşke emin olabilsem.

Güzide K.,

Bir Ah Muhsin Ünlü olmak için ne gerekir? İkinci kitap çıkacak olsa, çıkmasın isterdim. Sevmediğimden değil. Aksine çok sevdiğimden ve şu sıralar kendilerinin çok popüler olması bana acı verdiğinden. Gönül bağımız kopmasın, her ne kadar tek taraflı olsa da.

Güzide K.,

Ruhumuza üflenene doymadık biz Ah Muhsin Ünlü. Melankolimizin nedeni bu olmalı, ne dersin?

Nazlı Emine,

Delilere ihtiyacımız var dostlarım... Bir heykelin tepesine çıkamadık nicedir. Heykeller yok artık, her yer beton bina. Medeniyet dedikleri kavram, mimariden, sanattan uzak. Bir şehrin sokak sanatçıları yoksa o şehir kölelikten başka neye hizmet edebilir? Meydanda pandomim yapan biri ya da sokak tiyatrosu yoksa. Eleştirmekten korkuyorsa bir toplum. Bir şehrin duvarları sloganlarla, şiirlerle bağırmıyorsa, bir şehirde insanlar hiç bağırmıyorsa, bir şehir haksızlığa karşı durmuyorsa o şehir, şehir midir sahiden? Şehir değil sağırdır; olana, bitene, gidene, haksızlığa sağırdır. Ve en çok o şehirde delilere ihtiyaç vardır. Niye delilerden fazla kalmadı Muhsin abi, niye kimse haykırmıyor... Ali Oktay Özbayrak

Ali Oktay Özbayrak,

Şey kelimesi ayrı yazılır. Büyük başlığın altındaki sözde dikkatimi çekti. İnsanların kaderi de ayrı yazılır. Büyük başlılığım tuttuğu zamanlarda anlamaz ısrarla zorlardım kaderi. Bir arada olmak varken farklı zamanlarda alakasız şeyler yapıyoruz. Ben mahallede çocukların topuna karışıyorum; O,denize karşı oturmuş çayını içiyor. Çay önemli. Benimki gereksiz onunki makul. Bu kadar.

yusuf taner yorgancılar,

Boyalı kalemlerle çocukluğu anlatsam sanırım kırmızı en çok soba üzerinde demlenen çaya yakışırdı üstadım. Çocukluk demişken: Haziran sonları mı gelir akıla? "Ihlamur" melodisi kadar içten bir saygı sevgi çerçevesinde size hayranım. Omuzunu açan kadınlar, dik başlı dişiler. İdeoloji kavramı, bahsettiğiniz üzere en "baba" şekilde. Düşünüyorum da sevdiğim kıza şiirler yazarken sizden alıntı yapmadan duramıyorum. O gülüyor ve beni daha geniş bir salona almış oluyorlar. Bu iş bir yana mektuptan çıkıp dertleşme kıvamına geldi. "Baba" yüreğinizden kaynaklanıyor bu. Uzun lafın kısası; dağılmıyoruz değil mi? Çünkü ben de özledim, biz de özledik. Biz sizi özledik. Amirim gitti, siz gittiniz, e biz? Bir tek Kardeş Payı kaldı, o payları bir bütün yapma vakti değil midir üstadım? Saygı ve sevgi çerçevesinde. Eyvallah :)

Mustafa Koldaş,

Abi, wherter'in leş kanını gül kıldılar , üzülerek söylüyorum hem de nafark ve bilinçsizce.. Hani tavla oynarsın ya, düşeş gelir karşındakine, o bunun önemini pek kavrayamaz, nasılsa oyunun galibi benim rehavetine kapılmıştır. Ama senin tek çıkarın, bir nebze de olsa belimi doğrulturumun tek yolu düşeş gelmemesidir. Ee şansızlık mevzubahisse biz ne güne duruyoruz. İşte abi düşeş geldi anasını satiyim. zaten hep düşeş onlara gelir, bizim de belimiz kırılır.Yazgımız mıdır nedir, neyin abidesiyiz biz adını sen koy. Neyse abi çay koydum içek ?

Mazlum visal,

Kalbimin güneydoğusunda bir adam yaşar. Hergün güneşi o bırakır göğüme ve iş çıkışlarında toplar. Kalbimin güney doğusu hasreti kadar öpücükleri ile de ünlüdür. Yazlar kızgın,kışlar hüzünlü geçer. Bu yüzden adam hep baharı düşler. ve geceleri bir kalbe nasıl sevilir ünsüz harflerle işler. Biz her gündoğumu ortadaki karışık doğuda kaynayan kazana yakın bir yerde, arapca bir şarkıyı fransızca söyleriz. Orta anadoluda bir kadın kuyu isimleri girer masa başında. Kalbimin güney doğusu hep bir adamı ağlar.İç işlerinde bağımsız,dış işlerimde bir olurum. Kalbimin güneydoğusu hep bi adamı akar. Adam yüzünü şarka dönüp,saçlarını garp ile yıkar. Adam bi masal fısıldar bana tüm atları bırakırım. Atlıkarıncalar dahil.

Sevgili kurekci,

iyi ki varsın abi :)

ahmet özgür ak,

sayın bay Afilli filinta bey belki bir şiire daha kitap verirsin, ne dersin bir dene bence? he bir de idolsün bazılarımıza..

Hamdi,

Merhaba sana Ah Muhsin Ünlü abicim. Bayram arifesinde yazmak kısmetmiş. Bu ramazan ayında da hiç kimse fakiri anlayamadı. Herkes yine en zarif yemek takımlarında en sevdiği yemeği yedi. Fakirlereyse umut arası ekmek düştü kelle başı. Ekmek arası umut yapacak kadar bile ekmek yok zavallıların. Bu derli hava içinde, sigaramın dumanı gözlerime kaçmış halde yazıyorum sana. Ağlamıyorum yani sinirimden. Velhasıl ben de şiir yazarım Ah Muhsin Ünlü abi. Seninkilerin aksine herkes şiirlerimi anlar. Beğendiklerini söylerler bana. Ne kadar şanslısın. Ben şiirlerini ilk okuduğumda anlamadan sevmiştim seni. Bizim şu aşk veledi gibi. Uzun zamanlar geçtikçe anlıyorum seni. Ve anlıyorum; şiirlerimi insanlar anladıkları için seviyor. Bunda sevinilmeyecek çok şey var. İnsan anladığı şeyleri sever. Bu zaten çok kolay bir olay. Asıl sevmek problemi anlamadan sevmekte yatıyor sanki. Şanslısın Ah Muhsin Ünlü abicim. Sevildiğini bil.

Aydın Can Çakmakçı,

Varsın ''Bende özledim desin.'' be abi.De'yi ayırmasa da olur..

Işıl,

Ah! be muhsin abi ben bi kızı seviyordum hala da seviyorum anaokuluna gelir kardeşini alırdı ben de öyle. bir türlü konuşamıyordum ve okul bitti. artık göremiyorum bile. konuşursak ona senin dizelerini okuyacaktım.

lokman abi,

Nasıl bir insansın sen be.Helal olsun her satırına aşığım

Naz,

Ah Muhsin Ünlü dışarı baktığında gördüğün irrasyonel kedi gibi hissediyorum kendimi.Senin dizelerinle tanıştığım zaman ne tuhaf şair garip bir tavır ama okumak isteği uyandıran bir tarz demiştim o incecik kitap başucu kitaplarım arasında seni okumak güzel bu adresi görüp sana yazmakta güzel ve şimdi zaman ilk sahura doğru ilerliyor birazdan çay demlenecek uzun ve sıcak Haziran'ın ilk orucuna niyet Ah Muhsin Ünlü okur musun bu iletiyi bilmiyorum ama iyi ki varsın.

Hande,

Freud diye biley yok mu gerçekten abi?

Ah met,

1 Ocak Onur duyardı bilseydi o güne yakışan en güzel adam olduğunu.

Selin,

Hayatımda bu kadar saçmalayıpta başarılı olan biri görmedim.Sizi fazlasıyla seviyorum.Cok seviyorum! net! :)

tuba küçük,

E-posta aboneliği